Faruk Özak'tan Anlamlı Mesaj


 Trabzonspor camiasının önemli isimlerinden Faruk Özak, kongre öncesi birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.

 
Trabzonspor başkan adayları hakkında görüşlerini sorduğumuz Trabzonspor’un ilk profesyonel futbolcularından Faruk Özak, “ Adayların hepsi saygıdeğer, hepsi Trabzonsporlu ama şu var zor bir dönem. Güçlerimizi birleştiremezsek, zorluklar yaşayabiliriz. Trabzonspor bir daha üç yıldan evvel seçim yapmaması lazım. Trabzonspor teknik açıdan, idari açıdan ve mali açıdan bugünden daha iyi olması lazım. Trabzonspor genel kurul üyelerinin doğruyu bulacağına inanıyorum.” Şeklinde konuştu.
 
Umre’den dönen Faruk Özak, kongre öncesi Ali Çil'e çok özel açıklamalarda bulundu;
 
TRABZONSPOR’UN İLACI 
 
Öncelikle Trabzonspor camiasının mübarek kandilini kutluyorum. İnşallah Recep, Şaban, Ramazan’a Allah nasip eder. Tüm İslam alemine barış, huzur ve mutluluk diliyorum. Trabzonspor konusuna gelince, bir dönem her şey ters gitti. Hepimiz üzüldük. Kulübümüzün saha sonuçları iyi gitmedi. Şehirde bir takım problemler oldu. Biz o dönemde aklı selim davranmaya davet ettik. “bu dönem hastamızı iyileştirme dönemidir. Trabzonspor bizim herşeyimizdir. Biz sebepleri değil de geldiğimiz sonuçta Trabzonspor’u nasıl iyileştiririz onu konuşalım. “ dedik. Burada özellikle tribünler mesajı aldılar. O genç çocuklar, ki o genç  çocukların babaları, amcaları, dedeleri ile biz Trabzonspor’u biz kurduk. Bu süreçte çok başarılı bir sınav veren Trabzonspor tribünlerine çok teşekkür ediyorum. Medyanın bir kesimine “ Lütfen, Trabzonspor bizim annemizdir, babamızdır, kutsal varlığımızdır. Hesaplaşmaları bir tarafa bırakalım. “ demiştik. Çünkü yönetim panik halindeydi, yorgundu, bezgindi. Maddi ve manevi durumlar iyi değildi. Onlarda bunu anladılar ve bu sahaya hemen yansıdı. 
 
 
BİRLİK ve BERABERLİK SAHAYA YANSIDI
 
Trabzonspor’un sahipsiz olmadığını, çok seveninin olduğunu yönetimin dışında da eski yöneticilerinin, her meslek sahibi erbabımızın Trabzonspor’a karşı sorumluluğu ve onunla ilgili yapması gerekenler olduğunu anlattık. Sivil toplum, medya, siyasetçiler, ticaretçiler, ihracatçılar, eski yöneticiler, yeni yöneticilerin bir bölümü bu işe duyarlılık gösterdi ve Trabzonspor peş peşe 3 maçı kazandı. Sonra 6-0 gibi bir skorla kupa finalini yakaladı. Burada şu da ortaya çıktı. Takımımızın çok kötü olmadığı, bir takım psikolojik, sosyolojik, belki maddi ve manevi sebeplerden dolayı bir düşüş yaşadığı anlaşıldı.Son üç maçı kazanarak, layık olmadığımız yerlerden yukarılara çıktık. Bu şunu gösterdi. Trabzonspor camiası tüm güçlerini birleştirirse başarısız olması mümkün değil. Başarılı olmaması için hiçbir sebep yok.
 
BUNDAN SONRA NELER YAPILMALI?
Şuan bu haftalarda yine yapılacak işler var. Takımımızı Galatasaray maçına hazırlamak, oyuncularımızı, hocamızı motive etmek ve daha sonra da Ankara ’da kupa finalini oynayarak, 4 büyükler içerisinde en fazla kupa kaldıran 2. Takım olan takımımıza bir kupa daha kazandırmak.
 
ELİMİZİ ÇEKMEYELİM VUCUDUMUZU TAŞIN ALTINA KOYALIM
 
Zaman zaman eleştiriler oluyor. Kulübe hizmetlerimizden dolayı. Bende bu arkadaşlara şu şekilde çağrıda bulunuyorum. Siyasetçilerine, tüccarlarına, sivil toplumuna, eski yöneticilerine, yeni yöneticilerine, yönetici adaylarına, diyorum ki “ kulüpten elimizi çekmeyelim. Kulübe elimizle, vücudumuzla, ruhumuzla, beynimizle, fikrimiz ve vizyonumuzla hizmet taşıyalım.” Yapması gereken herkes bunu yapsın. Daha sonra evlatlarına ben bunu Trabzonspor’a yapmıştım desin ve mirasını bıraksın. Ben şimdi hafif bir eleştiri yapıyorum bu arada, yani “elinizi çekin” diyenlere şunu söylemek lazım, “bizim elimiz değil, vücudumuz ve ruhumuz Trabzonspor’un hizmetinde”, onun için onlara cevap vermedim. Ama şunu söylüyorum. Yapılması gereken ne varsa yapmaya çalışıyoruz. Bizim dinimizde şöyle bir şey var “ bugün Allah için ne yaptın?” diye her gece hesap vermemiz lazım. Tabi kıyaslamak çok doğru değil ama, mesela “bu hafta Trabzonspor için ne yaptım? Bu ay Trabzonspor için ne yaptım? Bu 6 ayda Trabzonspor için ne yaptım? Bu yıl ne yaptım?” Sorunu Trabzonsporlular kendisine sorması lazım. Trabzonsporlu olmanın gururunu ve sorumluluğunu yaşamak gerekiyor. 
 
 
KATKI YAPANLARIN KONUŞMASI LAZIM
 
Sadece kongre ve seçim zamanlarında çıkıp demeç vermek, önemsenmek için Trabzonspor üzerinden isim yapmak doğru değil. Ama Trabzonspor’a  katkı yapanların, hizmet edenlerin bu konuda önceliklerinin olduğunu düşünüyorum. 
 
HESAP KİTAP İYİ YAPILMALI
 
Yönetim kurulu karar aldı. Ayrılacak, saygı duymak lazım. Ayrılırken borçlar bırakıyor ama bu borçlar ödenmeyecek borçlar değil. Trabzonspor’un borcu, iyi hesap kitap yapılırsa kapanır. Çünkü Trabzonspor’un maddi ve manevi kaynağı olarak büyük kaynağı, bir ismi var, prestiji var. Bunlar hep sponsorluğa dönüşebilir.
 
TRABZONSPOR’A AYRICALIK
 
Şunu unutmamak lazım. Ama bunu söylerken bir siyasetçi olarak, belki pozitif ayrımcılık yaptığım için diğer siyasetçi arkadaşlarım tarafından eleştirileceğim ama bunu da söylemem lazım. Mersin’e 25 bin kişilik stat yapılıyor. Mersin’in nüfusu Trabzon’un iki katı, Antep’e, Sivas’a, Malatya’ya 25 bin kişilik ama Trabzon’a, Faruk Özak’ın imza attığı protokolle, bizim Gençlik Spor Bakanı olarak görev yaptığımız dönemde 40 bin kişilik stat yapılıyor. Bu şu demektir,  stat gelirlerimiz de diğerlerinden fazla olacak. Yeter ki Trabzonspor taraftarı ile sarılalım, öpüşelim, birlikte olalım ve gerçek Trabzonsporlu taraftarlara yakışır davranışlar içerelim ki, birlikte düşünen, birlikte karar veren, birlikte uygulayan ve birlikte savunan yönetim oluşsun.
 
İSTİŞARE KONSEYİ KURULAMADI
 
Gelelim yönetim kurulunun oluşmasına, 15 gündür şehirdeki yönetim kurulu çalışmalarından ancak telefon ile haberdar oluyorum.  Ben Ankara’da Bayındırlık Bakanı iken, yönetim oluşmasında arkadaşlar ile bir araya geldiğimde şunu söylemiştim, “ 200 kişilik bir istişare konseyi kuralım. Yönetimi destekleyelim. Yönetim yalnız kalmasın. Yönetim her iki ayda bir gelsin bize bilgi versin. Bizde destekleyelim.” Bu benim düşüncemdi ama maalesef bunu oluşturamadık. Trabzonspor’u yönetmek zorlaştı. Trabzonspor’u tek başına yönettiğinizde işte gelinen nokta ortada. Hem yalnız kalıyorsunuz hem finansal problemler yaşıyorsunuz. 
 
DİVAN KURULU AYAĞA KALKMALI
 
Benim söylemek istediğim şu, duygusallığı bir tarafa bırakmak, özellikle Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül aylarında iyi yönetecek, Trabzonspor’un bu süreçte bırakılacak oyuncuları var. Alınacak az sayıda da olsa oyuncuları var. Bunları organize edecek, yönetecek, idare edebilecek ve ben bu kulübü bu günden daha iyi durumlara getireceğim diyen bir yönetime ihtiyacı var. Böyle bir yönetimi Trabzonspor camiası çıkartır mı? Çıkartır. Önce bir etrafınıza bakın, Türkiye’nin en önemli bürokratları Trabzon’dan, siyasette güçlüyüz, bürokraside güçlüyüz, medyada güçlüyüz, sanayide güçlüyüz, sivil toplumda güçlüyüz. O halde neden Trabzonspor yönetimi çok güçlü olmasın, bunu yapmak içinde evvela bana sorarsanız, divan kuruluna büyük görev düşüyor. Divan kurulu bu dönemde taraf olmalı. Oturup bütün yönetici adaylarını dinlemeli. Toplumu bilgilendirmeli. Çözüm yollarını yönetimle birlikte oluşturmalı. Eski yöneticileri çağırmalı. Kurucuları çağırmalı. Medya mensuplarını çağırmalı. Sivil toplumu çağırmalı. Bu dediğim güçleri çağırmalı ve ortak bir yöntem izlenmeli.