DÜNYA KADINLAR GÜNÜ


 Trabzon Milletvekili Faruk Nafız Özak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeni Trabzonlu bayanlara Zorlu Grand otelde bir kahvaltı verdi.Kahvaltıya Trabzon Büyük Şehir Belediye Başkan Adayı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Ak Parti Ortahisar Belediye Başkan Adayı Ahmet Metin Genç, Ak Parti Trabzon Milletvekili Safiye Seymenoğlu katıldı. Kadınlara günün anlam ve önemine özel çiçekler dağıtılmasının ardından katılımcılar konuşmalarını yapmak üzere kürsüye çıktı. İlk olarak kürsüye çıkan Ak Parti Trabzon Millet Vekili Safiye Seymenoğlu "10 yıl az bir süreç değil bu süreçte neler oldu? Kadınlar adına pozitif ayrımcılık geldi.Kadına şiddetle ilgili çok önemli bir yasal düzenleme yapıldı.Burada özellikle şiddete uğrayan kadınların beyanı esas alındı.Yine bu alanda kadınlarla ilgili çok önemli düzenlemeler ve iğleştirmeler yapıldı,Çocuğu olan annelere 5 yıl erken emeklilik hakkı verildi "şeklinde konuştu. Ardından kürsüye çıkan Ak Parti Ortahisar Belediye Başkan Adayı Ahmet Metin Genç; ''Çok değerli Bakanım çok değerli Büyük Şehir Belediye Başkanımız çok değerli Milletvekillerimiz çok değerli hanımefendiler öncelikle hepinize hoşgeldiniz diyorum ve saygıyla selamlıyorum. Bugün çok önemli bir günde sizlerle beraberiz. Bugünün anlam ve önemini çok iyi bilmeliyiz.Vefakar cefakar kadınlarımız bizim toplum ve millet hayatımıza çok büyük katkı sağlamaktadır hepsinden Allah razı olsun’’ dedi. Trabzon Büyük Şehir Belediye Başkan Adayı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu Hepinizin Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun. Siz bizim için toplumun temel direğisiniz. Biz de sonuna kadar yanınızda olduk olmaya da devam edeceğiz. Bir müjdeyi de size vermek istiyorum bu dönem içinde belediyemizin meclisinde olan hanım kardeşlerimizle birlikte Türkiye’de Avrupa Birliği Kadın Erkek Eşitliği Sözleşmesini ilk defa imzalayan Türkiye Cumhuriyeti Belediyesi Trabzon Belediyesidir. Son olarak söz alan Özak, şöyle konuştu; Muhterem hanımefendiler ve çok değerli misafirler, Hayatın her anında varlıklarını hissettiğimiz, ihtiyacımız olduğunda bizlerden desteklerini esirgemeyen, eğiten, yetiştiren, bizi biz yapma yolunda yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren, yaşamın her alanında başarıyla yer almış kadınlarımızın 8 mart dünya kadınlar gününü kutluyor, sağlık, mutluluk ve huzur dolu günler diliyorum. Kadınlarımızın bizler için ne kadar önemli olduğunu anlatmamız gerçekten imkansız. Kadınlar tüm dünyada fedakarlığı, sevecenliği, hoşgörüyü şefkati ve barışı çağrıştırır. Ancak ben, bizim kadınlarımızın farklı bir özelliği olduğuna inanıyorum. Bizim kadınlarımız, fedakar, cefakar ve güçlü kadınlardır. Bizler de kadınlarımıza hak ettikleri değeri, yaşam koşullarını sunmanın gayreti içersindeyiz. Annelerimizin, eşlerimizin, bacılarımızın bizler için katlandıkları fedakarlıkları saymak imkansız. Bununla birlikte toplum olarak da kadınlara çok şey borçluyuz. Kurtuluş savaşının gizli kahramanı kimdi? Tabii ki kadınlarımızdı. Bugüne kadar yetişen sayısız Türk devlet adamını, komutanı, Başkomutan Mustafa Kemal’i de yetiştiren, yine Türk kadınıdır. Kurtuluş Savaşı'nda vatanımızın bağımsızlığı için erkeğiyle cepheden cepheye koşan Türk kadını, Cumhuriyet'imizin kurulmasıyla birlikte, toplumsal yaşamda yerini aldı. Hepinizin malumudur ki, Kadınlarımız Büyük Önder Atatürk sayesinde dünyanın pek çok ülkesinden önce, medeni ve siyasi haklarına 1930, seçme ve seçilme hakkına ise 1934 yılında kavuştu. Bugün gelişmişlikle övünen, kendini medeni sayan pek çok ülke kadınların haklarını 70’li yıllarda tanıdı. Bu anlamda Türkiye'de kurumlaşmış bir cinsiyet ayrımcılığından da söz edilemez. Yüce rabbimiz insanı servet, mülkiyet, cinsiyet açısından değil, takva açısından ayrıma tabi tutmaktadır. Dolayısıyla erkek-kadın farklılığı veya üstünlüğü söz konusu değildir. Dinimiz, kadını horlandığı yerden yükseltmiş, erkek ve kadın cinsini kulluk ve insanlık bakımından eşit saymıştır. Türk kadınının yükselmesi demek, Türk milletinin yükselmesi demektir. Bu düşünceden hareketle; geçtiğimiz dönem de, kadınlarımızın her alanda çok büyük bir gelişme kaydetmesi için büyük gayret sarf ettik. Sayın Başbakanımızın önderliğinde, AK PARTi Hükümeti olarak göreve geldiğimiz andan itibaren kadına yönelik ayrımcılığın, istismarın, özellikle de şiddetin önüne geçmek için yoğun bir mücadele içinde olduk. Kabinedeki bakanlarımızla, milletvekillerimizle, AK PARTi Kadın Kollarının gayretli çalışmalarıyla, teşkilatımızla çok önemli mesafeler kaydettik. Bilmenizi isterim ki; kadın kollarımızı çok önemsiyoruz. Kadınlarımızın siyasete aktif katılımını siyasetin, demokrasinin geleceği için güvence olarak görüyoruz. Siyasete sahip çıkan gençliğimizi ve kadınlarımızı gördükçe umutlarımız tazeleniyor. Bu nedenle kadınların sadece kadın sorunlarıyla ilgilendiği o eskimiş anlayışı terk ederek, kadınlarımızı toplumun her sorununa ilgi duyan, çözüm arayan bir yapı içinde çalışmasını arzuluyoruz. Kadınlarımızın haklarındaki en önemli gelişmeler geçtiğimiz dönem gerçekleşti. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında ilk kez bizim dönemimizde Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunu kurduk. Kadınların sosyal hayatta ekonomik faaliyetler içinde, ticari faaliyetler içinde, özel sektör ve kamuda yönetici olarak daha fazla yer almasını destekledik ve bunu daha da artıracağız. Geçtiğimiz dönem AK Parti ile Türkiye’de kadınlarımızın her alanda çok büyük bir gelişme kaydettiğini gururla ifade ediyoruz. Bunlardan bir tanesi de siyaset alanında kadınların konumudur. Bakınız 2002 seçimlerinden sonra parlamentomuzda, %4,4 oranında kadın milletvekilimiz vardı. Şimdi parlamentomuzda, %9,1 oranında kadın milletvekilimiz var. Önümüzdeki yerel seçimlerde de bilhassa kadınlarımızın karar organlarında en geniş ölçüde yer almaları ana hedeflerimiz arasındadır. Kadın-erkek eşitliği AK Parti hükümeti döneminde Anayasal güvenceye kavuşturulmuştur. Anayasanın 10’uncu maddesine, “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür”; 41’inci maddesine ise “Aile Türk toplumunun temelidir” ifadesinden sonra gelmek üzere “ve eşler arasında eşitliğe dayanır” fıkraları eklenmiştir. Çalışma hayatında kadınların önündeki engeller kaldırılarak, kadınların iş yaşamındaki konumu güçlendirilmiştir. Personel temininde eşitlik ilkesine uygun hareket edilmesine ilişkin genelge, kadın memurların ve işçilerin süt izinlerinin yeniden düzenlenmesi gibi yenilikler bunlardan sadece bir kaçıdır. Aile Mahkemeleri yine, Aile kurumuna en çok önemi veren AK Parti döneminde kurulmuştur. Türk Ceza Kanunundaki ayrımcılık içeren hükümler ayıklanmıştır. Ayrıca namus ve töre cinayetlerinin önüne geçmek için gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Kadın ve çocuklar için korunma evleri kurularak, Anayasamızdaki sosyal devlet prensibi yaşama geçirilmiştir. AK Parti siyasetinin amacı, “güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum”dur. Bu siyasetin temel direği de hiç şüphesiz kadınlarımızdır. Bu ilerlemelerin bizatihi her biri, ilericiliğin, çağdaşlığın kanıtı ve göstergesidir. Kadınlarımızın kendi sorunlarına sahip çıkmaları, toplumun temel ögeleri, birey ve anne olarak yaratıcı güçlerini ortaya koyarak, daha iyi bir yaşam düzeyine ulaşmak için çaba göstermeleri çağdaş Türkiye özleminin gerçekleştirilmesinin ön koşuludur. Ne mutlu ki; Türkiye ve Türk kadını artık layık olduğu seviyeye biraz daha yaklaşmıştır. Kısaca 2002-2013 döneminde ülkemizde ve Trabzonda yapılan kadına yönelik icraatları özetlemek gerekirse; İHTİYACI OLANIN YANINDAYIZ SLOGANIYLA, TRABZON’A 10 YILDA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR KAPSAMINDA YAPILAN ÖDEME 448,6 MİLYON OLDU. Vatandaşlarımızın daha kaliteli bir hayat sürdürebilmesi için yeni ve kapsayıcı sosyal yardım ve sosyal destek programlarını hayata geçirdik. Engelli ve yaşlılara, eşi vefat etmiş kadınlara, muhtaç asker ailelerine yönelik düzenli sosyal yardım programlarını uygulamaya koyduk. Eşi vefat eden ve hiçbir sosyal güvencesi olmayan 3.220 kadına, iki ayda bir olmak üzere, 500 TL maaş bağladık. Askerlerimizin gözü arkada kalmasın diye muhtaç durumda bulunan 73 asker ailelerine (evli ise eşi, bekar ise annesi) askerlik süresince 250 TL maaş bağladık. Şartlı Eğitim Yardımı’yla 10.559 öğrenciye, Şartlı Sağlık Yardımları kapsamında 6.078 hanede 13.424 kişiye nakdi destek sağladık. 2012 yılında bütün vatandaşlarımızı sağlık güvencesine kavuşturan Genel Sağlık Sigortası uygulamasını başlattık. Yoksul vatandaşlarımız için bu kapsamda Trabzon’da 54.019 kişiye 29,5 Milyon TL prim ödedik. KADINA KARŞI ŞİDDETLE ETKİN MÜCADELE VERDİK: Ülkemizde kadın erkek eşitliğinin sağlanması, toplumsal yaşamın tüm alanlarında kadınların konumlarının güçlendirilmesi ve kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi için politikalar üretmek, strateji geliştirmek, tüm paydaşlarla işbirliği yapmak ve koordinasyonu sağlamak üzere özel önlemler aldık. Şiddete maruz kalan her kadının derdi de hiç şüphesiz bizim derdimizdir, bizim sorunumuzdur. Ayrımcılığı nasıl kesin bir şekilde reddediyorsak, kadınlara, çocuklara yönelik şiddeti de aynı şekilde reddediyor, kadınlara şiddet uygulanmasını, silah doğrultulmasını insanlık dışı bir eylem olarak görüyor ve lanetliyoruz. Diyorlar ki, kadına yönelik şiddet artıyor. Hayır, kadına yönelik şiddet artmıyor, tersine azalıyor. Ama geçmişte kadına yönelik şiddet bilinmediği için, biz bugün bunu görünür hale getirdiğimiz için şiddet artıyormuş gibi lanse ediliyor. Bizim kararlı mücadelemiz sonucunda geçmişte halının altına sürülen, hasır altı edilen, gözlerden kaçırılan bu sorunlar şimdi gün yüzüne çıkıyor, tartışılıyor, tedbirler ve çözüm yolları geliştiriliyor. (ŞÖNİM) Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezleri açıldı. Bu kapsamda 2013 yılında Trabzon’daki Kadın Konukevi’nde kalan kadınlar için yıllık 676 Bin TL harcama yaptık. Kadınlarımıza girişimcilik konusunda destek ve bilgilendirme sağlıyoruz. Hibelere, kredilere ulaşma imkanlarını bulmaya çalışıyoruz. Atatürk, “Kızlarını yani geleceğin analarını okutmayan milletler, oğullarını manevi öksüzlüğe mahkum etmiş demektir,” demiştir. Eğer kadınlarımız eğitimli olursa, hayatla başa çıkmaları daha kolaylaşacaktır. Özellikle de kız çocuklarımızın okumasına önem verin. Sayın Başbakanımızın dediği gibi, Eğer kız çocuklarımızın eğitimi konusunda erkek çocuklarımızın eğitimi kadar önceliğimiz yoksa baba olarak, anne olarak evimizde adaleti sağlamıyoruz ve ayrımcılık yapıyoruz demektir. Okula gidemeyen, okula gönderilmeyen kadınlar ve kız çocukları için Milli Eğitim Bakanlığı başarılı çalışmalar yaptı. Düzenlenen kampanyalarla yüzbinlerce kız çocuğu ve kadını okulla buluştu. Ayrıca ben şahsen, bir toplum içinde kadının spora katılımının, kadının o toplum içerisindeki genel statüsünün de bir yansıması olduğuna inanıyorum. Spor sağlık açısından da önemli, kadınlarda sıkça görülen kanser türlerinin örneğin meme ve rahim kanseri, kan kanseri gibi hastalıkların bir çoğunun şişman kadınlarda belirgin bir şekilde daha fazla görüldüğü saptanmış. Obeziteyi hareketle yeneceğimizin bilincindeyiz. Bu konuda önemli çalışmalar başlattık. Kampanyalar yaptık. Bakanlığım döneminde kadınlarımızın sportif imkanlara ulaşması yönünde çalışmalar yaptık. Birçok spor tesisini Trabzonumuza kazandırdık. Biliyoruz ki, normal hayatta spor ile uğraşan kadın, daha üretken, daha sağlıklı, daha bilinçli, daha stressiz olacaktır. Ancak biliyorum ki, kadınlarımızın, analarımızın sıkıntıları, sorunları fazla. Daha yapmamız gereken birçok işin olması gerektiğinin bilincindeyiz. İnşallah önümüzdeki dönemde, sizlerin de destekleriyle daha güzel işlere imza atacağız. Sözlerime son verirken, Atatürk’ün bir sözünü hatırlatmak isterim: “Daha esenlikle, daha dürüst olarak yürüteceğimiz yol vardır. Bu yol, Türk kadınını çalışmamıza ortak yapmak, ilmî, ahlâkî, sosyal, ekonomik yaşamda erkeğin ortağı, arkadaşı, yardımcısı ve destekleyicisi yapmak yoludur.” Ben saygıdeğer kadınlarımızın Dünya Kadınlar Gününü bir kez daha kutluyor, Hepinize, sağlık, huzur, mutluluk ve başarı dolu bir ömür diliyorum.