ÖZAK RAHMETLİ BABASI HAFIZ ALİ HAYDAR ÖZAK İÇİN MEVLİD OKUTTU


HÂFIZ ALİ HAYDAR ÖZAK KİMDİR (Trabzon 1911 - 1984) Son dönem Trabzon'un büyük kurralarından Hâfız Ali Haydar Özak, 2 Mart 1911 tarihinde Boztepe-i Zîr (AşağıBoztepe) Mahallesi'nde doğdu. Aslen Ormaniçi (Galyan) Köyü'ndendir. Dedesi Mahmut-ün-Necâti Efendi Ormaniçi Köyü'nden Trabzon'a gelmiş, Tavanlı Câmiî'nde uzun yıllar imamlık yapmış, babası Halil İbrahim Hulusi Efendi de aynı câmide 45 yıl imamlık hizmetini bulunmuştur. İlkokulu Boztepe İlkokulu'nda okudu. Muhacirlikten sonra Zeytinlik Medresesi'nde üç yıl kadar Arapça öğrenimi görmüş, Kur'ân-ı Kerîm hıfzını tamamladıktan sonra, 1928-29 yıllarında İstanbul'a giderek Meşhur Şeyhü'l- Kurrâ ve Ulemâdan Serezli Hâfız Ahmed Şükrü Siyruzî (Selânikli) Efendi' den iki yıl dinî ilimleri tahsil etti. Özelliklede Kur'ân-ı Kerîm, Tashîh-i Huruûf, Aşere, Takrib, Tayyibe ilimlerini okuyarak, zamanın usullerine göre bir komisyon huzurunda verdiği imtihanı (Aliyyu'l a'lâ / Pekiyi) derece ile vererek icâzet (diploma) aldı. 1933 yılında Sarıkamış'ta başladığı askerlik görevini Trabzon'da tamamladı. 26.05.1936 yılında, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda görev aldı ve Trabzon İli merkezinde "Kur'ân-ı Kerîm ve İhtisası Muallimi" olarak atandı. Zor şartlar altında Trabzon'da yüzlerce hâfız yetiştirdi. Müstakil bir Kurs binası olmadığı için derslerini Çarşı Câmii, Müftü ve Semerciler Câmii'nde verdi. 1953-1955 yıllarında Trabzon İmam-Hatip Okulu'nda Kurân-ı Kerim Öğretmenliği yaptı. Hem Kur'ân kursu ve hem de İmam-Hatip Okulu'nda ders vermek kendini yorduğundan, Kur'ân Kursu'nu tercih ederek 1954- 1955 eğitim-öğretim yılının ikinci yarısında ayrıldı. Hafız Haydar Özak, Kur'ân-ı Kerim öğretmenliğinin yanı sıra, 42 yıl o da babası gibi, Ramazan aylarında Tavanlı, Tabakhane ve Hacıkasım câmîlerinde hatimle terâvih namazı kıldırdı. Yetiştirdiği hâfızlar Türkiye'nin her tarafına dağılıp Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde görevler alınca, Ali Haydar Özak'ın ünü ve Kur'ân-ı Kerim öğretmenliği konusundaki dirâyeti bütün ülkede duyulmuş ve bilinmiştir. İki kere Türkiye'yi temsilen Pakistan'da dinî tören ve Kur'ân-ı Kerîm okuma yarışmalarında davet edildi. Mısırlı ve İranlı hâfızlar arasında birincilik aldı, 1967 yılında da Pakistan Devlet Başkanı Eyüp Han'ın iltifâtına mazhâr oldu. Kıraatta Mısır Tariki, Şeyha Ataullah Mesleğinien güzel şekilde temsil eden Hâfız AliHaydar Özak'ın yetiştirdiği hâfız öğrencilerinin sayısı binden fazladır. Hafız olmayıp da Tecvid ve Tashih-i Huruf(yüzden okuyan) öğrencileri ise 400 civarındadır. Dört kardeşin en küçüğü olan Ali Haydar Özak, 1937 yılında Hâfize Safiye Hanım'la evlenmiş olup bu evlilikten, Yusuf İzzettin, Tahire Sema, Faruk Nâfız, Mahmut Hulusi isimli dört çocuğu oldu. Kur'an öğretmenliğini 01.03.1963 tarihinde İstanbul'a nakletmiş ve İstanbul'da Kur'ân-ı Kerîm öğretmenliğine 1968 yılına kadar devam etmiştir. 1966 yılında eşinin ölümü ve Trabzon'daki öğrencilerinin ve hemşehrilerinin ısrarı üzerine 30.08.1968 tarihinde naklini tekrar Trabzon'a aldırarak, mahalli Kur'an kurslarını teftiş görevinde bulundu. 35 yıl, 4 ay görev yaptıktan sonra 05.10.1975 yılında emekli oldu. Emeklilik günlerini Hacı Kasım Mahallesi'ndeki evinde, dostları, öğrencileri arasında geçiren Özak, son yıllarında rahatsızlandı ve oğlu Faruk Nâfız Özak'ın evinde tedavi altına alındı.4 Mart 1984 Pazar günü Trabzon S.S.K Hastanesi'ndegece saat 23,35'de vefât etti. 6 Mart Salı günü öğle namazını müteakip Ortahisâr Câmiî'nde kılınan cenaze namazından sonra, Boztepe'de Ahî Evrân Türbesi'nin güney doğusunda çok kalabalık bir cemaatle ebedî istirahatgâhına tevdi edildi. Hâfız Ali Haydar Özak'ın Kur'ân-ı Kerîm öğretmenliği yanı sıra, esnaflığı ve sanatkârlığı da vardır. Uzun yıllar Semerciler yokuşunda hırdavat dükkânı vardı. İstanbul'daki öğrenimi sırasında bir yandan Nuriosmaniye Câmiî'nde müezzinlik yaparken, bir yandan da saatçılık öğrenmiş ve hatta bir kısım öğrencilerine de öğretmiştir. Bir müddet de tornacılıkta çalışmıştır. Hâfız Ali Haydar Özak'ın Trabzonİmam-Hatip Okulu öğretmenliği sırasında öğrencileri not ettirdiği çok muhtasar Tecvid'i dışında başka bir çalışmasının olup olmadığı ise belirlenememiştir.